Türk Kahvesinin Tarihi
"Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane..."
Türk Kahvesinin Etiyopya'dan Sufi Halkalarına Yolcuğu
Her şey bir efsaneyle başlar. 9. yüzyılda Etiyopyalı bir keçi çobanı olan Kaldi, sürüsündeki hayvanların belirli bir ağacın kırmızı meyvelerini yedikten sonra olağanüstü bir şekilde canlandığını fark eder. Merakına yenik düşen Kaldi, meyveleri kendisi de dener ve aynı enerjiyle dolar. Bu keşfini yakındaki bir manastıra götürür. Rahipler, bu meyveleri başlangıçta "şeytan işi" olarak görüp ateşe atsalar da, kavrulan çekirdeklerden yayılan cennet gibi koku onları cezbeder. Ateşten çıkardıkları çekirdekleri döverek közlerini söndürür ve korumak için sıcak su dolu bir kaba koyarlar.
Türk Kahvesinin Hikayesi
Kahvenin ilk ortaya çıkışına dair anlatılan bu hikaye; tarihsel bir gerçekten ziyade, çok daha sonra ortaya çıkmış bir anlatıdır. Araştırmacı gazetecilik merceğiyle bakıldığında, kahveyle ilgili bu efsanenin yazılı olarak ilk kez 1671 yılında Romalı bir alim olan Antoine Faustus Nairon tarafından kaleme alındığı görülmektedir.
İçecekten Önce Yiyecekti
10. yüzyılda Oromo savaşçıları, kahve kirazlarını yağ ile karıştırıp "kafein bazlı enerji topları" yapıyorlardı. Yani kahve yüzyıllar önce bir enerji ve hayatta kalma kaynağıydı.
Mocha Limanı ve Dervişler
Kahvenin popüler bir içeceğe dönüşmesi, Yemen'deki Sufi dervişleri sayesinde oldu. Kahve, yüzyıllar önce dervişlerin uzun gece zikirleri sırasında uyanık kalmalarına yardımcı oluyordu.
"Qahwa" kelimesi bile "El-Kaviyy" (Güçlü) esmasıyla ilişkilendirildi. Kahve kelimesinin kökenindeki bu mistik ilişki, kahveyi basit bir uyarıcının ötesine taşıyarak kutsal bir mertebeye yükseltti.
İmparatorluğun Kalbi: Kahve İstanbul'da
Valinin Fincanından Sultanın Sarayına
Kahvenin İstanbul'a, 1543 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa tarafından getirildiği rivayet edilir. Kahve, sarayda kısa sürede o kadar büyük bir itibar görmüştür ki, hiyerarşide 'Kahvecibaşı' makamı oluşturulmuştur. Padişaha son derece yakın olan bu görevlilerin, özellikle sır tutabilen kişiler arasından seçilmesine büyük özen gösterilirmiş.
Osmanlı'dan günümüze uzanan geleneksel lezzet, en taze haliyle.
Türk Kahvesi Çeşitlerini İnceleTürk Usulü Kahvenin Doğuşu: Kavur, Öğüt, Pişir
Osmanlılar kahveyi Yemen usulü kaynatmak yerine tamamen yeni bir yöntem geliştirdiler. Yeşil kahve çekirdeklerini önce tavalarda kavurdular. Ardından dibeklerde pudra kıvamına gelene kadar dövdüler. Bu yöntemle kahve; filtresiz olarak, telvesiyle birlikte ikram edilen dünyadaki ilk ve tek yöntem haline geldi.
Kahvehaneler ve Türk Kahvesi İlişkisi
1554-1555 yıllarında Halepli Hakem ve Şamlı Şems, Tahtakale'de ilk halka açık kahvehaneleri açtı. Bu kahvehane sosyologların "üçüncü mekan" dediği, fakat Osmanlı bağlamında "dördüncü mekan" olan bir alan yarattı: Aileye, ticarete veya dine bağlı olmayan, tek amacı sohbet olan kamusal bir alan...
Kahve Tutkunları İçin Fırsat
Geleneksel Türk kahvesi lezzetini stoklamak isteyenler için ekonomik paket 12'li Türk kahvesi.
İki Ucu Keskin Fincan: Kahve Yasakları
Kahvehanelerdeki serbest sohbet ortamı, "fitne yuvaları" olarak görülmeye başlandı. Devlet, kahvehaneleri siyasi bir tehdit olarak görüyordu. Kahvehaneleri kontrol etmek için "kahvenin kavrulunca kömürleştiği için" haram olabileceği "algısı" oluşturuyordu.
Kanuni Sultan Süleyman & Ebusuud Efendi (y. 1568)
Gerekçe: "Kömürleşmiş her şey haramdır" fetvası. Limandaki kahve yüklü gemiler batırıldı. Asıl amaç kahvehanelerdeki dedikoduyu önlemekti.
IV. Murad Dönemi (1623-1640)
Gerekçe: 1633 İstanbul yangını (kahvehanelerdeki tütün içenlere atfedildi).
Sonuç: En şiddetli yasak. Kahvehaneler yıkıldı. İlk suçun cezası dayak, ikincisi ise bir deri çuvala dikilip Boğaz'a atılmaktı.
Sonuç: Düzenleme ve Vergi
Devlet, popüler kültüre karşı açtığı doğrudan savaşı kazanamadı. Kahvehaneler kalıcı olarak bastırılamayacak kadar karlıydı. Sonunda yasaklamadan vergilendirmeye geçildi.
Batı'ya Bir Osmanlı Armağanı: Kahve Tüm Dünyaya Yayılıyor
Venedik (1615)
Avrupa'nın kahveyle olan ilk sürekli teması Venedikli tüccarlar aracılığıyla oldu. Kahve, başlangıçta limonata satıcılarının sattığı pahalı bir lükstü. Avrupa'nın ilk özel kahvehanesi 1645'te Venedik'te açıldı.
Paris (1669)
Elçi Süleyman Ağa, Paris sosyetesinde bir sansasyon yarattı. Davetlerinde sergilediği ritüellerle kahveyi aristokrasinin "sihirli içeceği" yaptı. Bu da "Turquerie" moda akımını başlattı.
Viyana (1683)
Kulczycki efsanesi (çuval dolusu kahve bulan casus) popüler olsa da, aslında ilk kahvehaneyi 1685'te Ermeni tüccar Johannes Diodato açmıştır. Kahveye atfedilen bu efsane, askeri bir zafer hikayesi olduğu için daha kalıcı olmuştur.
Fincandaki Kültür: Ritüeller
Su, Lokum ve İletişim
Kahvenin yanındaki su sadece damağı temizlemek için değildir; sözsüz bir iletişimdir. Misafir önce suyu içerse açtır, kahveyi içerse toktur.
Tuzlu Kahve: Bir Sabır Testi
Kız isteme törenlerinde damadın kahvesine tuz atılması, onun karakterini test eden bir gelenektir. Şikayet etmeden içerse, bu onun sabrının ve sevgisinin bir kanıtı sayılır.
Telvede Geleceği Okumak
Filtresiz yapısı sayesinde fincanın dibinde kalan tortu, fal bakma pratiğini doğurmuştur.
"Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır."
Kalabalık misafirler için pratik Türk kahvesi tariflerimize göz atın.
TARİFİ OKUKüresel Türk Kahvesi Mirası
Türk kahvesi artık sadece bölgesel bir lezzet değil, tüm insanlığın ortak mirasıdır.
İnsanlığın Somut Olmayan Mirası
2013 yılında, "Türk Kahvesi Kültürü ve Geleneği", UNESCO listesine kaydedildi. Türk kahvesinin UNESCO tarafından tescillenmesiye Türk kahvemiz tüm dünyada önemli bir kültürel varlık statüsünü pekiştirdi.
Türk Kahvesiyle İlgili Merak Edilenler
Türk kahvesi ilk ne zaman ortaya çıktı?
Kahve Osmanlı'da neden yasaklandı?
Türk kahvesi ile Arap kahvesi aynı mı?


